25 Şubat 2020 Salı

- "ALEX WHİTWORTH" BEYİ TAKDİMİMDİR..

Baksanıza canım followırlarım; bu abimizi bu güne değin hiç anlatmamışım tayfaya.
Oysa çok enteresan denizcilerinden biridir alemlerin.
Neyse geç olsun da güç olmasın anacım.
Zaten benden başka anlatan yok böyle şeyleri bizim dilimizde.
Avusturalya'lı "Alex Whitworth" kaptanımız efenim.


Bakın şimdi hikayeye:
Alex Whitworth 1942'de Malta'da doğmuş. Doğduğu anda bir sığınaktaymış, hava saldırısından saklanıyorlarmış. Yani macera o zaman başlamış.

Babası da denizci bi amcamızmış.
11 yaşındayken yelken yapmayı öğretmiş kaptanımıza. 4 metrelik bi yelkenli tekneleri varmış o zamanlar. Ona Joshua Slocum'un kitabını vermiş, okutmuş. İçine tuzlu su kaçırmış çocuğun.

Hayatı boyunca bağzı birkaç yarışlara, deniz etkinliklerine katılmışsa da, esas macera  2005-2010 yılları arasında "Berrimilla II" ile yaptığı 2 dünya turu sırasında yaşanmış.
Gerçi bu onun 2. teknesi. İlk teknesinin de adı aynıymış.
"Blue Kingfisher" balığının aborjin dilindeki adıymış Berimilla..

İlk tekne  Bluebird sınıfı 22 ft bir tekneymiş.  1980'lerin sonunda demirlendiği yerden çalınmış bir daha da bulunmamış.

Esas ünlü teknesi   "Berrimilla II"yi de 1993 yılında almış. İşte bu tekneyle dolaşmış Whitworth abimiz  dünyayı iki kez..

Bir  "Brolga 33"  olan yelkenlisi 1977'de inmiş denize. 10 metron bişi, ağırlığı da 7 tonmuş.

İlk turuna 2004 yılında başlamış.  Avusturalya'dan İngiltere'ye önce Cape Horn'u, ardından da Atlantiği geçerek gitmiş.

Orada 2005 Rolex Fastnet Yarışı'na katılmış. Tek başına diilmiş teknede, yanında bi arkadaşı varmış; yarışa da iki kişilik tekneler sınıfında girmiş zaten ve 11. olmuş.
Yarıştan sonra turuna devam ederek,  Ümit Burnu üzerinden çıktığı yer olan  Avusturalya'ya gelmiş ve dünya turunu tamamlamış. Tamamlamış ama durmamış. Hemen Sidney'e geçmiş ve 2005 Rolex Sydney-Hobart yarışına  tam zamanında yetişmeyi başarıp, o yarışta da yarışmış.

Bu iki kocaman yarışa da, aynı yıl, aynı tekne ile katılan  tek kişi olabilir valla dünyada.

Bu yolculuk sırasında yaşanan bi acaip olay da şu:
Yolculuk süresince Alex abimiz okyanusların insansız ücra köşelerinden geçerken, kendisine en yakın komşusu, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Komutanı Astronot Leroy Chiao beymiş. Elbete Leroy bey uzay istasyonundaymış, yakınlarda bi teknede diil yani.
Bu ikisi, yol boyunca, uzay istasyonunun yörüngesi denk geldikçe,   telsizle epi muhabbet kaynatmışlar. Bu da tarihi bişi olmuş netekim.

Abimizin 2. gezisi de enteresan ama..
Şimdi bunlar uzay istasyonu ile kanka olmuşlardı ya birinci gezide; ondan sebeb  Berrimilla ve Whitworth, NASA bilim adamları tarafından, Kanada Arktiğindeki "Beechy" Adası'nda buluşmaya davet edilmiş.

Adamlarda mesafe anlayışı yok yani canım followırlarım. Biz belediye kahveye gitmeye üşeniyoz burada 3 km; adam Avusturalya'dan Kanadaya kuzey kutbuna gitmiş tekneyle arkadaşları ile buluşmak için iyi mi?

Bunların planı, 1 Ağustos 2008'deki güneş tutulması görüntülemekmiş.
Bu amaçla Whitworth 10 Nisan 2008'de yola çıkmış ve doğrudan Sidney'den Pasifik okyanusuna açılıp, ünlü  Kuzeybatı Geçidi'ne dümen tutmuş.

Fekat tehlikeli buz koşulları nedeniyle Berrimilla, Beechey Adası'ndaki buluşmaya katılmamış ama Kuzeybatı geçidini geçip, Eylül ayında Falmouth-İngiltere'ye gelmiş.
O kışı, tekne İngiltere'de geçirmiş ve  2009 Rolex Fastnet Yarışı'nda yarışmış.
Yarıştan sonra Berrimilla, Atlantik okyanusuna açılıp, bir kez daha  Ümit Burnu üzerinden Avustralya'ya dönmüş. Mart 2010'da ikinci dünya turunu tamamlayarak Sydney'e gelmiş.

Ama bişi diycem:
Bu yolculuk sırasında izlediği rota ile "Berrimilla II", Kuzey Batı Geçidi üzerinden Avustralya'dan İngiltere'ye gelen ilk tekne olmuş. Ayrıca Kuzey Batı Geçidi üzerinden yelkenle dünya turu  yapan ilk yelkenli olmuş.

Tabii gelsin ödüller.
Whitworth, bu seferler için 2009 yılında, "Ocean Cruising Club" tarafından verilen ünlü "Barton Kupası"nı ve 2010'da da, prestijli "Cruising Club of America" tarafından verilen "Blue Water Medal" ödüllerini almış. Çok sıkı  ünvanlardır vesselam.
Mesela ikisi de hala bende bile yok.
Neysseee.

Denizlerde olmadığı zamanlarda da etkili bi abimiz.
Seminerler ve eğitimler vererek yardımcı olmaya çalışıyo denizcilere.
Ayrıca mesleki açıdan da önemli bi kariyeri var. Üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışmış, kamuda ve özel sektörde de görev yapmış.

Ayrıca da maraton koşucusu. Hayatı boyunca  30 maraton koşmuş.
En iyi zamanını da 1985'te yapmış;  2 saat 41 dakikada koşmuş maratonu.
Sıkı bi abimiz doğrusu..
Hadi bakalım alkışlayın onu. Beni de unutmayın bozulurum bak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder